Taksim Hold'em Film Eleştirisi Sizlerle

Taksim Hold'em Film Eleştirisi Sizlerle 02 Mayıs 2018

Bencilliğin sonu yalnızlıktır konusunu rahatlıkla görebileceğiniz bir yapıt.

“Eğer sen özgürlüğüne sahip çıkmazsan birileri gelir onu alır” ( filmden bir replik )
Yeni film gösterimleri kapsamında geçtiğimiz haftasonlarında Whose Streets? adında bir belgesel izlemiş bulundum. Amerika’nın Missouri eyaletinde ki St. Louis'in Ferguson kasabasında, silahsız olan siyahi bir gencin beyaz bir polis tarafından öldürülmesinden hemen sonra gerçekleşen protestoları kasabının sakinlerinin gözünden (tabii olaydan sonra hepsi birer aktivist oluyor) anlatan belgesel kalbimi paramparça etti. Kendi ülkelerinde ikinci sınıf vatandaş olan, sırf ten renginden dolayı türlü haksızlıklara maruz kalan, yaşayan ırkçılığın gölgesi altında nefes almaya çalışan ve kendi seçilmiş siyahi devlet başkanlarının kendilerini görmezden geldiği bir ülkede; kendi mahallesinde, kapısının önünde silahsız ve savunmasız bir halde öldürülen bir çocuğun ailesi ve mahallelinin adalet arayışı beni derinden etkiledi.
Her ülkenin kendine göre iç dinamikleri var. Hatırlarsınız polisin kötü muamelesini protesto etmek için kendini yakan Tunuslu satıcı Arap Baharı’nın sembolü olmuştu. Benzer bir durum ve hak arama mücadelesi Ferguson için de geçerli. Olayların gerçekte yaşanan ve medyaya yansıyan halini düşündüğümde aklıma Gezi Parkı’nın yaşandığı günler geldi. Birçoğunun hayatını geri dönülmez bir biçimde değiştiren, üzerine makaleler, tezler yazılan o direniş hareketine… Yüzyüzeyken Konuşuruz grubunun dizelerindeki gibi; “Filler unuttu analar unutmadı ama nasıl unutabilir, dövülerek ölmek nasıl bir ceza ki buna kim dayanabilir.” Düşündüm, düşündükçe takvim yapraklı beni 2013 yazına götürdü. Yarınımızın, hevesimizin çıkıp da bir yere gidesimizin kalmadığı o tuhaf zamanlara…
İşte yönetmenliğini Michael Önder’in üstlendiği, Kenan Ece, Damla Sönmez, Berk Hakman, Nezih Cihan Aksoy, Emre Yetim, Tansu Taşanlar’ın rol aldığı Taksim Hold’em seyircisini yeniden Gezi Parkı’nın yaşandığı günlere götürüyor. Her bir karakterin olaylara karşı farklı bir bakış açısını oldukça sıkı çalışmış ve inandırıcı diyaloglarla seyircisine aktaran film, tüm bu karakterin ötesinde sizi kendinizi sorgulamaya itiyor. Neyi neden yaptığımızı, samimiyetimizi ve gerçek yüzümüzü göstermemizi istiyor. O günlerde hepimizin içinde yaşadığı halet-i ruhiyeti o kadar başarılı bir şekilde perdeye yansıtıyor ki, sanki kafanızı camdan dışarı uzatsanız burnunuza o günlerce etrafı saran biber gazı kokusu gelecekmiş gibi sahici bir etki bırakıyor.
Seyiricisini provoke etmeden, yaşanmış-gerçek bir tarihi olayın yansımalarını kendi oluşturduğu karakterler üzerinden bize anlatıyor. Bu karakterlerin her birinin toplumda bir karşılığı olduğunu kendinizden, arkadaşlarınızdan, komşularınızdan biliyorsunuz.
Tek mekanda geçen film seyircisini sıkmadan, belirli bir gerilimi de hep diri tutarak sizi sonuna kadar taşıyor. Özellikle poker masasının davetsiz misafiri Berk Hakman’ın dahil olduğu sahnelerde kan akışını hızlandıran performansı ayrı bir alkışı hak ediyor. Tiyatro sahnelerindeki başarılı performanslarına aşina olduğumuz Emre Yetim de Gezi’nin gençler üzerindeki etkisini, sarhoşluğunu, safça hallerini, iyi niyetini ama bazen de nereye varacağını kestiremediği karalarını tüm gerçekliğiyle perdeye yansıtıyor.
En nihayetinde Taksim Hold’em yakın zaman Türkiye panoramasını taraf tutmadan, ötekileştirmeden ve her yöne varmaya elverişli kaygan zemini üzerinde dengeli bir anlatım dili oturtarak gerçekten zor olanı yapıyor. Takdiri ve ilgiyi hak ediyor. En nihayetinde sinemamızın özenli ve izlemeye değer bir örneğini sinemaseverlere armağan ediyor.
Yeni kuşakların bencilliği, korkaklığı, zaman zaman iki yüzlülüğü, kararsızlıklarını anlatan karakter analizlerini ilgiyle izledim. Nitekim filmi hem yazmış hem yönetmiş olan Michael ÖnderSeyfi Teoman İlk Film Ödülünü almış. Oyuncular Kenan Ece, Damla Sönmez, Berk Hakman, Nezih Cihan Aksoy, Emre Yetim, Tansu Taşanlar, ellerinden geleni yapıyor. İstanbul Film Festivali’nde ilgi gören film, bu hafta vizyona giriyor ama pek de salon bulamamışa benziyor. Bu da küçük bütçeyle film yapan gençleri hayal kırıklığına uğratıyor.

 

  • Beğen
    0
  Yorum Alanı 0 Yorum Yapılmış
Misafir